SON DAKİKA

Sivas Medya – Sivas'ın Sosyal İçerik Platformu

Laura Esquivel – Lupita Ütü Yapmayı Seviyordu

Laura Esquivel – Lupita Ütü Yapmayı Seviyordu
Bu haber 30 Mayıs 2017 - 13:14 'de eklendi ve 100 okunma kez görüntülendi.

Ne olursa olsun insan, insana muhtaç işte. Hele ki kalabalıkların içinde yalnızlaştıran şu asırda. Esquivel, “Hepimiz, içimizde bir kutu kibritle doğarız. Ama tek başımıza bunu yakamayız.” der ve haklıdır da.


Lupita yalnızlığı ve sessizliği seviyordu.
Kabullenmesi yıllar almıştı ama aslında düşünceleriyle baş başa kalmayı seviyordu. Oğlunu öldürmenin cezasını çekmek üzere hapse girdiği gün, aşina olduğu sesler demir parmaklıkların ardında kalmıştı. Sanki sessiz bir korkudan oluşan koyu bir sis tabakası kulaklarını kaplamış gibi hissediyordu. İliklerine kadar işleyen bir korkuydu bu. İdrar yolunda yanmaya neden olan bir korkuydu. Göğsünü sıkıştıran bir korkuydu. Celia şimdi onu Rehabilitasyon Merkezi’ne yatırdı ya, işte yine aynı korkuyu hissediyordu. Odasının kapısı kapandığında çıkan o tok ses yine sessizliğin geldiğini haber veriyordu. Kendi deneyiminden biliyordu ki ana babaların konuşma sesleri, çocukların gülme sesleri, aşk fısıltıları hapishanelerin, hastanelerin ya da rehabilitasyon merkezlerinin duvarları tarafından susturulduğunda, insanın kulakları derhal havada yepyeni titreşimler aramaya koyulur, yeni yeni sesleri almaya başlardı. O sükûnetin içindeki sessizliğin sessiz olmadığını keşfederdi. Sesin de tıpkı titreşim gibi uzaklara gittiğini, oradan oraya uçtuğunu, duvarların içinden geçtiğini, parmaklıkların arasından süzüldüğünü, tıpkı kalbin atışları gibi, ya da her zaman sürekli bir şekilde var olan nabız atışı gibi yayılıp genişlediğini anlardı.
İnsanın sessizliğin içindeyken kulağının daha iyi duyduğunu ve yalnızlığın içindeyken hiç de yalnız kalmadığını keşfetmesi Lupita’nın hapiste yıllarını almıştı. İnsan hiçbir zaman sandığı kadar yalnız değildir. Yanımızdaki tek arkadaş kendi düşüncelerimiz olduğu zaman bile; çünkü düşünce, başkalarıyla giriştiğimiz karşılıklı etkileşimin anısından başka nedir ki? Lupita sessizliğin içindeyken hayatındaki en önemli kişilerle yeniden buluşuyordu. Ruhunun çözülmüş olan ipliklerini dikkatle eline alarak, sevdiklerinin iplikleriyle bir araya getirip bir daha çözülmeyecek biçimde örüyordu. Artık unutmuş olduğu bir incelikle, eskiden var olan bir tempoda, iplikleri birbirine tutturuyordu. Lupita yüreğine ilk kez hapisteyken kulak vermişti. Uykusuz geçen gecelerinde geceyle gündüz arasında kaç kalp atışı olduğunu bile saymış, böylelikle zamanın geçişini kendi bedeninde yaşamıştı.
Şimdi yeniden zamana ihtiyacı vardı. Huzura. Sessizliğe. Bir zamanlar var olan Lupita’yı geri kazanabilmek için. Kendisinin bile artık hatırlamadığı Lupita’yı. Bazen kendini havaalanında unutulmuş bir valiz gibi hissediyordu. İçi, hiç kimsenin dışından baktığında göremediği sürprizlerle dolu bir valiz gibiydi. İçinde hayatın tüm öyküsünü saklayan ama onu kapalı tutan kilidi açması için sahibi bulunamazsa, kimsenin dikkatini çekmeyecek olan bir valiz. O kendisi hem valizdi hem de valizin sahibi. Yeniden karanlıktan aydınlığa çıkabilmeleri için o ikisinin arasında bağlantı kurmak zorundaydı. Nefes almalıydı. Nefes almalı. Nefes almalı.
Nefes almak nasıl da acı veriyordu! Onu muayene edip röntgen çektirmeye yollayan doktor, gerçekten de bir kaburgasının kırık olduğunu doğrulamıştı. İşin kötüsü bu konuda yapılabilecek hiçbir şey yoktu. Yalnızca bandaj yapıp kaynamasını beklemekten başka. Ama kırık uylukkemiğinin durumu başkaydı. Bacağını alçıya almışlardı, bu da onu yatıp dinlenmek zorunda bırakıyordu. Ruhundaki kırıklarınsa iyileşmek için başka zamanlara ve başka ilaçlara ihtiyacı vardı. Lupita bunu biliyordu ve yeniden ayık kalmak koşuluyla her şeyi yapmaya kararlıydı. Kendi kendisiyle yeniden uzlaşması, yeniden yapılanması için huzura ihtiyacı vardı; kendisine vermekte oldukları sakinleştirici onu dinlenmeye ve sessizliğe davet ediyordu.


Bu pasaj, Can Yayınları’nın Laura Esquivel – Lupita Ütü Yapmayı Seviyordu kitabından alıntıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA