SON DAKİKA

Sivas Medya – Sivas'ın Sosyal İçerik Platformu
https://www.matbuu.com/?af=14999733

Kötülük Kol Gezerken – Tony Judt

Kötülük Kol Gezerken – Tony Judt
Bu haber 20 Haziran 2017 - 15:14 'de eklendi ve 267 okunma kez görüntülendi.

 

Öğrt. Gör. Kürşad ÖZKAYNAR’ın yorumuyla

Etrafta kötülüğün kol gezdiğini düşünmüyor musunuz? Sanırım herkes düşünüyor. Bireysel olarak hayatımız zaten ufak tefek sıkıntılarla geçiyor. Ama bireysel bu sıkıntıların toplamını akşam haberlerinde veya internette “total travma” diye adlandırdığım bir biçimde rahatlıkla görebiliyoruz.

Bunun sebebi insanların giderek bozulması mı, bu da toplumsal dejenerasyonu mu getiriyor? Ya bu işte yöneticilerin payı ne kadar? Siyasilerin? Hükümet ve devletin? Kimi dinleseniz başkasını suçluyor, kimse üstüne alınmıyor.
Kötü not alan bir çocuk öğretmeni, öğretmen veliyi, veli öğretmeni, hepsi, milli eğitimi, milli eğitim çocuğu… Hayatın her alanında böyle zincirleme bir suçlama mekanizması var. Olmayan tek şey çözüm mekanizması.
Günübirlik gündemlerle hayatı geçiriyoruz. Bir gün Arda Turan, ertesi gün Deniz Seki, arada helikopter kazaları, şehitler, varsa enteresan cinayetler, ramazan, bayram, babalar günü derken hayat akıp gidiyor. Kendisine ve topluma kalıcı iş yapan kaç kişi var? Herkesin derdi, iş. İş bulan araba, arabayı alan ev derdinde. Sonrası dört kollu ama onu hesaplayan yok.

Bu kadar kötülük içinde payımız ne kadar? Kime sorsan SIFIR.

Yapı Kredi Yayınlarından çıkan Tony Judt’un “Kötülük Kol Gezerken” adlı eserinden pasaj alıntısı yapacaktım, söz uzadı. Kitap aslında iktisat ve kamu maliyesi ağırlıklı ama değişen sol, sosyalizm ve kapitalizme de ciddi eleştiriler getiriyor. Değişen dünyanın değişen şartlarına ayak uyduramayan fikirleri ele almış. Kendi dahil her şeyi eleştiriyor.

Kitap, başlangıçta Oliver Goldsmith’in “Kötülük kol geziyor, hızla kıskacına alıyor; Servetin biriktiği yerde insan çürüyor” cümlesini almış. Hani Kur’an-ı Kerimde sürekli uyarılan konu. Mal üstüne mal yığmayın, dağıtın, dağıtın, dağıtın konusu… Uyan kim, yok! Zekatı işimize göre çevirmişiz, 40’da 1 demişiz. Onu da vermemek için sürekli hocalardan fetva alıyoruz. “Aslında şu kadar ödemem var, şu borcum var, şu derdim var, zekat vermesem olur mu” kabilinden sorulara alınan fetvalar da bizi kurtarıyor. Dağıtmıyoruz maddiyatı, biriktiriyoruz. Çürüyoruz, toplum çürüyor. Kıyamet koptuğunda boşuna “niye koptu” demeye gerek yok, cevap belli.

Kitabın bitişi de güzel; “özgür bir toplumun yurttaşları olarak dünyamıza eleştirel gözlerle bakmak bizim görevimiz. Ama eğer neyin yanlış olduğunu bildiğimizi düşünüyorsak, o bilgiyle harekete geçmeliyiz. Filozofların bugüne dek dünyayı türlü yollarla sadece yorumladıklarına dair ünlü bir gözlem vardır; asıl mesele ise onu değiştirmektir”.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA