SON DAKİKA

PARTİLİ CUMHURBAŞKANI

Bu haber 20 Haziran 2017 - 15:33 'de eklendi ve 683 okunma kez görüntülendi.

Devleti temsil eden Cumhurbaşkanının bir partiye mensup olup olmaması hususu, Türkiye cumhuriyetinin ilk yıllarında ve hatta Türkiye’nin çok partili döneme geçtiği yıllar da daha çok tartışılmış. 29 Ekim 1923 de Cumhurbaşkanı olan M. Kemal Atatürk, 19 Kasım 1923 de İsmet İnönü’ye diyor ki, Bundan böyle benim CHP genel başkanlığım devam etsin, sen de genel başkan vekili olarak partinin fiili işleri ile ilgilenmeye devam et. Bu durumdan anlaşılıyor ki; Partili cumhurbaşkanı ülkemizde yeni değil. Son yapılan referandumla da partili Cumhurbaşkanı olma durumu yeniden yasalaşarak ülke gündemine oturmuştur. Ancak bizim eski anayasamızda Cumhurbaşkanı “ Tarafsız ve partisiz “bir kişilikti. Bu nedenle devletin ve milletin birliğini temsil ettiği için, hukuk sistemimizde “ Cumhurbaşkanına hakaret “ diye bir suç bulunmakta. Ülkemizde bugün sayın R. Tayyip Erdoğan hem cumhurbaşkanı hem de Ak parti genel başkanı. Nitekim 30 Mayıs 2017 günü yapılan Ak parti grup toplantısında; Başbakan ve Ak parti grup başkanı sayın Binali Yıldırım, R. Tayyip Erdoğan’ı kürsüye “ sayın cumhurbaşkanı, değerli genel başkanım “ şeklinde bir ifade ile davet etti. Kürsüye gelen R. Tayyip Erdoğan “ 1044 gün sonra bu salonda sizlerle birlikte olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum “ diyerek konuşmasına başladı. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan partisinin bu grup toplantısında Genel başkan olarak konuştu. Bunun yanında Partisindeki makam odasında hem cumhurbaşkanlığı forsu hem de parti bayrağı bulunmakta.

Cumhurbaşkanı hem Türkiye cumhuriyeti devletini hem de milletin bütünlüğünü temsil ediyor. Bu nedenle bir başkasına söylenen her hangi bir ifade suç olmuyor. Ama Cumhur başkanına söylenirse suç oluyor. Bu durum, yani temsilden dolayı cumhurbaşkanı kanunlarla korunuyor. Buradaki amaç devletin saygınlığını korumaktır. Nitekim bir yerel mahkemenin Anayasa mahkemesine yapmış olduğu müracaat üzerine: AYM “ cumhurbaşkanına hakaret suçlarında, cumhurbaşkanın kişiliği yanında devletin saygınlığını da korumak gerekmektedir. Sınırlama ifade özgürlüğünün kullanılmasını zorlaştırmaz “ şeklinde karar vermiştir. Şimdi durum değişmedi mi? Cumhurbaşkanı aynı zamanda parti genel başkanı olduğuna göre ifa etmiş olduğu bu görevi ile diğer parti genel başkanları ile aynı konumda mı olacak? Her halde yasa koyucular bu konulara ait yeni yasal düzenlemeler yapmak gereği duyacaklardır.

Sayın R. Tayyip Erdoğan Parti deki toplantıda: “ Metal eskimesi görüyorum “ grup toplantısında da “ ortada bir metal yorgunluğu var, bunu aşmamız lazım” derken parti yöneticilerini mi, yoksa parti programını mı kast ettiği henüz anlaşılamamıştır. Nitekim hemen arkasından MKYK toplantısında yapmış olduğu açıklamada ise bir “ danışma kurulu “ oluşturulacağını açıklaması ise hem parti üst kademesinde hem parti tabanında hem de Türk kamu oyu tarafından bu danışma kurulunun görev ve fonksiyonlarının ne olacağı merakla beklenmektedir.

Mali Müşavir Ali Kılıçsmmmalikilic@hotmail.com
16 Haziran 1949 Kangal doğumluyum. İlk ve orta okulu Kangal’da, lise öğrenimimi Sivas’ta tamamladıktan sonra 1975 Şubat döneminde AİTİA İşletme – Muhasebe ( Bugünkü adı Gazi üniversitesi İşletme fakültesi) bölümünden mezun oldum. 1976-1977 yıllarında vatani görevimi Yedek Subay olarak Erzincan’da yaptım. Bir çok dernekte yöneticilik ve başkanlık görevlerimin yanında; 1977-1980 döneminde İl Takdir komisyonu, Sivas Belediye meclis üyeliği ve 1995-1998 döneminde Sivas Serbest Muhasebeci mali müşavirler odası Yönetim kurulu üyeliği ve Oda başkanlığı görevlerinde bulundum. Sivas’ta yayımlanmış olan; Kangal’ın sesi, Milliyetçi hareket, Hizmet, Sivas Olay ve Anayurt gazetelerinde çok sayıda Ekonomik ve siyasi makalelerim yayımlandı. Ayrıca 2000-2002 yıllarında Yerel bir TV de her hafta canlı olarak yorumculuk yaptım. 40 Yılı aşkın bir süredir Sivas’ta yapmış olduğum S.M Mali müşavirlik mesleğime Halen devam ediyorum. Evli ve üç çocuk babasıyım.
Loading...

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.